perspektif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
perspektif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Haziran 2009

Perspektif çizimin temeli

Perspektif tekniği ile çizim yapmayı öğrenmek sancılı bir süreç olarak algılanılır. Bu yazıdaki amacım bu önyargıyı değiştirmek. Nasıl mı? Önce perspektifin temelini, ve geometrik açıdan perspektifin nasıl işlediğini anlamalısınız.

Perspektif çizimiyle uğraşırken kendinizi rahat hissetmek için öncelikle, ve öncelikle bir kişinin, bir geometriye ya da geometrik olarak soyutlandırılabilir nesnelerden oluşan bir sahneye, belirli bir açı ile baktığını unutmamalısınız. Şimdi perspektif terminolojisine aşina olmak için ve konunun esasını daha iyi anlamanız için, bir benzetme ile durumu anlatayım sizlere. Farzedin ki bir sahnenin fotografını çekmek istiyorsunuz. Nelere ihtiyacınız var? Fotograf makinasına (göz - bakış açısı), nesnelere (sahne), ve ışığa (yardımcı çizgiler). Bu malzemelerin sonucunda da fotograf (resim düzlemi) elde ederiz.

perspektif kurgusu
Perspektifi anlamak için ele alacağımız en önemli unsurlar bakış açısı (göz), görsel bilgiyi gözümüze taşıyan ışık ışınları (yardımcı çizgiler), kaçış noktaları, zemin seviyesi ile başlangıç ekseni, ve resim düzlemidir.

Bakış açısı: Bu durduğumuz noktayı ve baktığımız yönü, açıyı temsil eder. Aynı zamanda ışık ışınlarının toplandığı noktadır. Gözlemci sahne bilgisini bu noktadan okur.

Başlangıç Ekseni: X,Y grafiklerini çizdiğiniz matematik derslerinizi hatırlayın. X ve Y değerlerinin sıfır olduğu Başlangıç (orijin)eksenleri vardı. Bu eksen de yine aynı mantıkta. Perspektifimizi matematikteki grafikler gibi bu eksenler üzerine kurarız. Aslında bizim perspektifteki eksenler 3 boyutlu ve resim düzlemi'nin ortasına 2'ye bölecek şekilde üzerine oturturuz.

bakış açısıResim Düzlemi: Bu nihai perspektif resmimizi temsil eden tamamen hayali bir düzlemdir. Sahneden gelen yardımcı çizgilerin yansıtılması için kullanılır. Aslında sahnenin görselini yakalayan bir araçtır.

Yardımcı Çizgiler: Bu çizgiler, sahneden renk ve geometri bilgisini göz'e taşıyan ışık ışınlarını temsil ederler. Resim düzlemi ile kesiştirilerek kağıdımıza aktaracağımız perspektifin görüntüsü elde edilir. Hayali çizgi de denilen bu çizgileri nihai resmimizde görmeyiz.

Göz Seviyesi: Genelde, eğer dosdoğru karşıya bakıyorsak, -aşağıya ya da yukarıya değil- ufuk çizgisi ile aynı hizaya denk gelir. Gözlerinden sahneye odaklanmış ışınlar gönderen bir hayali kahraman olduğunuzu hayal edin. Işınların hizası göz hizanızı veriyor olacaktı. Eğer yukarı ya da aşağı bakarsanız da açılı olacaktı göz seviyeniz. Tabi o zaman da ufuk çizgisine denk gelmeyecekti.

üst görünüşUfuk Çizgisi: Sahnenin derinliğinde yeralan vaziyetin silüetidir. Göz seviyesi'nden farklı olduğu halde zemine paralel bakıyorsak aynı alınabilinir. Ufuk çizgisine genelde 1 ve 2 noktalı perspektifte kaçış noktaları konumlandırılır.

Zemin Seviyesi: Bu seviye resim düzlemi'mizin zemine oturduğu seviyedir. Zeminin yatayda düz olduğunu varsaymamız gerekmektedir. Zeminimiz düz değil ise, ya objelerden birinin yere değdiği bir noktadan hayali bir
zemin hizası çizeriz, ya da basamak var ise basamaklardan birini zemin seviyesi alırız.

Sahne: Perspektifimizde resmetmeyi planladığımız nesnelerden oluşan kompozisyondur. Bu nesneler organic ya da insan yapımı olabilir, bu farketmez. Burada sadece hatırlamanız gereken, sahneyi daha kolay algılayıp çizmek için geometrik şekillere soyutlamamız gerekmesidir.

yan görünüş>Kaçış Noktaları: Tam da en önmeli şeylerden birisini unutmak üzereydim ki aklıma geldi neyse ki. Perspektifteki nesnelerimiz çizimde ve gerçek bakışımızda bu noktalara doğru çekilme meyilindedirler. gerçek şudur ki her birbirine paralel olan çizgiler grubu ayrı bir kaçış noktasına gider. Normalde sahnelerimiz ortografik (kutu gibi şekillerden oluşan) olduğu için 1 ya da 2 kaçış noktamız olur. Diyelim ki 4 ayrı paralel çizgi grubundan oluşan daha complex bir sahnemiz olsaydı 4 ayrı kaçış noktamız olurdu. Bazen sahnelerimizde bu tip ortografik olmayan (kutu gibi olmayan) nesneler olduğunda bunları var olan kaçış noktalarımıza göre soyutlarız ki, daha fazla kaçış noktası koyarak çizimimizi karmaşıklaştırmayalım.

Artık ana terimleri biliyoruz, ve başlamaya hazırız. Ancak sizlere bahsetmem gereken bu terimler kadar önemli birkaç konu daha var. Her zaman çizmeye başlamadan önce sahneyi gözlerinizde canlandırın. İşiniz çok daha kolay olacaktır. Canlandırırken de, bir fotograf makinesi ile resim çekiyormuş gibi düşünmeye çalışın, daha önce de belirttiğim gibi. Yine hayal ederken farklı açılardan sahneye baktığınızı düşünün ki daha doğru bir perspektif çizimi olsun. Üst ve yan görünüşleri kullanmanız gerekir ki yardımcı çizgilerin resim düzlemini nerelerde kestiğini görebilesiniz. Bu konuda daha detaya girmeyeceğim, sonraki yazılarımda daha detaylı açıklama bulacaksınız.

Toparlamak gerekirse, sahneyi iyice algılayıp doğru aktarmak için, gözlerinizde canlandırmanız şart. Yine söylüyorum, sahneyi kağıda aktarmak için geometrik şekillere soyutlamanız da işinizi çok kolaylaştıracaktır. Bu çizgiler, noktalar ve düzlemlerin hayali olduklarını ve soyutlama amaçlı kullandığınızı unutmayın.
Eğer aklınızda canlandırma konusunda ve çizimde yeterince iyi iseniz, teknik çizime girmeden de başarılı perspektifler çizebilirsiniz. Ancak, yine de temel bilgileri kavramanın her zaman için çizime faydası olacaktır.

Bir sonraki yazımda tek noktalı perspektif'i anlatıyor olacağım. Aynı zamanda buradaki bilgileri çizim yaparken nasıl kullanacağımız konusuna da giriş yapmış olacağız.

10 Haziran 2009

Sanat tarihindeki en önemli buluş: Perspektif 1/2

Uzun zamandır "perspektif" hakkında yazmak istiyordum, ve bu konu ile tekrar haşır neşir olmanın sanırım zamanı geldi çattı. Tekrar diyorum çünki bu konu hakkında ders verdiğim zamanları hatırlıyorum da epey geçmiş üzerinden. Perspektifin tarihiyle ilgili bir tanıtım yaptıktan sonra, sizlere teknik ve serbest el perspektif çizim tekniklerini anlatacağım. Korkmayın işin tekniğini anlaması kolay olsun diye basitçe anlatacağım. Ayrıca ileride sizlere bilgisayar sunumuyla ilgili de modelleme ve bezeme (render) tekniklerini anlatmayı planlıyorum. Ama önce işin adabını öğrenelim ve perspektif nereden gelmiş ve nasıl sanata adapte olmuş anlayalım.

Sanatçının niyeti her zaman için, düşüncelerini, fikirlerini ve yaratıcılığını iletmek olmuştur. Bazen bu niyet, sonraki nesillere iletilmesi için tarihi bir olayı tasvir etmek, bazen de eğitici, bazen de sırf güzel bir eser üretmek olabilir. Hepsinde ortak olan şey, sanatçının düşüncelerini sanatçının anlaşılma isteğidir. Anlaşılabilir eserler üretmek için de, tarih boyunca sanatçı her zaman tekniğini geliştirmiştir.
Cave paintings in Lascaux, France, circa 14,000 BC
Sanat eserlerini nasıl çizildiklerine göre incelersek, perspektif çizim tekniğinin bulunmasından önceki resimlerin, sonraki resimlerden çok farklı olduklarını göreceksiniz.
Perspektif öncesi resimler ve çizimler genelde daha 2 boyutludur ve derinlik hissini pek vermezler.

Buna örnek olarak mağara resimlerini gösterebilirim. Renk konusunda zengin olabilir bu resimler ancak gerçekçi betimleden ziyade figüratif temsilden öteye pek gitmezler. Bazen, yukarıdaki Lascaux'da bulunan mağaradaki gibi, bu resimlerde gölge kullanımı görülebilir. Yaklaşık M.Ö. 14,000 bin yılında yapılmış bu resimdeki atın göbeği bize derinlik hissi vermesi için daha koyu bit tona boyanmıştır. Ancak çizim yine de düz olmaktan yani 2 boyutlu görünmekten kurtulamamıştır.

A wall painting from the tomb of an ancient Egyptian nobleman named Nebamun. The tomb was built circa. 1400 B.C. and is near Thebes.Antik Mısır Sanatındaki eserleri incelediğimiz zaman sanatçının kullandığı, biraz çarpık, farklı
bir teknik gözümüze çarpar. Bu dönemin eserlerinde sıkça görülen bu resim tekniği çok ilginçtir. İlginç olan şey, solda görebileceğiniz Nebamon'un mezarındaki duvar resimlerinden örnekteki gibi, tek bir insan figüründe farklı duruşların birleştirilip resmedilmesidir. Resmedilen figür ava çıkmıştır ve av için hareket halindedir. Hareket halindeyken üst gövdesini ve sol kolunu önden, bacaklarını ve yüzünü yandan, sağ kolunu ise tuhaf bir şekilde arkadan görmekteyiz. Bu dönemde yaygın olan bu resmetme biçimi neden kullanılmaktaydı? Sanatçının niyeti neydi? İnsanları bu şekilde mi görüyorlardı? Sanmıyorum. Belki de sanatçının niyeti birden çok hareketi tek bir figürde toplamaktı, ve böylece karikatürvari çarpık insan resimleri çıktı ortaya. Bilemeyiz. Ancak perspektif bilgisi açısından düşünürsek şunu söyleyebiliriz: ya perspektif bakışının farkında değillerdi ya da kullanma tekniğini bilmiyorlardı.
Doric Order, Temple of Zeus, by J. Buhlmann
Eski Mısır'daki gibi sanattaki kadar görme biçimlerini başka medeniyetler de sorgulamıştır. Bunlardan biri de Antik Yunan'dır. Antik Yununlıların bilim ve teknolojide nasıl ileri bir medeniyet olduklarını çoğumuz biliyoruz. Her alanda o dönem için şaşırtıcı derecede ileri teknolojik keşif ve icatlar kullanılıyordu. Görme ve perspektif konusunda da durum farklı değildi. Ancak, Hellenistik dönemde bu sefer resim tekniği değil mimariye bakacağız.

Antik Yunanlılar görme, ve perspektifi iyi biliyorlardı. Perspektif tekniğini çizimlerde kullanmadılar. Bunun yerine farklı bir yola gidip yapılarını daha heybetli göstermek niyetiyle görsel ilüzyonlar tertiplemişlerdir. Bu ilüzyon hilesiyle yapılarının olduklarından farklı görünmesini sağladılar.

Yunanlılar yapılarını belli stillerde tasarlarlardı: Dorik, İyonik ve Korint. Erken Hellenistik dönemin sık kullanılan stili olan Dorik, oran olarak kalın hatlara sahipti, Korint ise en narin olan stildi. Dorik stilin kalın hatlarından faydalanarak, özellikle kolonları üst kısımlara doğru incelterek 3 nokta perspektif etkisi veriliyordu. 3 nokta perspektif (bu konuyu sonraki yazılarımda detaylı anlatacağım) yüksek binalara aşağıdan baktığımızda gördüğümüz daralmadır. Yunanlılar bu yukarıya doğru daraltma tekniğini kullanarak suni bir perspektif etkisi katmışlar ve binaların olduklarından daha heybetli görünmelerini sağlamışlardır.
The Parthenon, Acropolis,..., photo by Grayce Roessler

Entasis
Antik Yunanlılar daha da ileri gidip başka görsel hilelere de başvurmuşlardır, yapılarını güzelleştirmek uğruna. Yapıların kolonlarına hafif bir kavis vererek bombeli görünmelerini sağlamış ve gözümüzün bize verdiği kavisli görüntüyü düz göstermeyi amaçlamışlardır. Gözümüzün gördüğü kavis balık gözü etkisi benzeridir ancak çok daha belirsizdir, ve normalde bunu fark etmeyiz. Eğer dikkatli bakarsanız, düz alanları hafif bir kavisle görür, yüksek yapıları sanki ortadan sıkılmış gibi algılarız. İşte bu sanki ortadan sıkılmış gibi duran kolanlar için Yunanlılar bombe katı tersine görüntüyü etkilemişlerdir.

Antik Yunanlılar Hellenistik dönemde perspektifin kesinlikle farkındaydılar, çok daha başka şeylerin farkında oldukları gibi. Ancak tekniğini gördüğümüz gibi kısıtlı şekilde kullanıyorlardı. Çizim tekniği olarak kullanmayı keşfetmemişlerdi ama önemli bir adım atmışlardı.

Tabi siz hala konunun neden sanat'taki en önemli buluş olduğunu merak ediyorsunuz. Sanat nasıl Perspektif'e kavuştuğunu ve nasıl etkiler doğurduğunu öğrenmek için bir sonraki yazımı beklemeniz gerek. Devamı gelecek...



Daha fazla bilgi için okuyunuz:
Perspective (graphical) @ wikipedia
Perspektif @
wikipedia
Perspective in Mathematics and Art
Perspective history @
museum of graphical art
Drawing Techniques @ about.com